Bakan Güler’den NATO Zirvesi açıklaması: Türkiye’nin ittifaktaki önemi büyük

HABER MERKEZİ- Bakan Güler’in açıklamaları şöyle: Bugün aranızda olmak büyük bir onur. NATO’nun Ankara Zirvesi dahilinde. Bütün katılımcılara teşekkür etmek istiyorum. Stratejik, politik, endüstriyel ve akademik bakış açılarını bir araya getirerek bu etkinliğe kattığınız değer çok büyük. İttifak için çok kritik bir zamanda sağladığınız katkı son derece önemli. NATO artık sadece bir askeri ittifak değil. Aynı zamanda kolektif savunma, politik işbirliği ve transatlantik bağı güçlendiren bir ittifak. İttifaklar ya kısa ömürlü olup çabuk söner ya da değişikliklere ayak uydurup kendilerini güçlendirir. NATO, kendisini güçlendirmeye ve temel hedeflerinden şaşmamaya gayret eden bir kuruluştur.

NATO’nun varlığını şu anda üç fazda anıyoruz. İlk fazı, NATO 1.0 dediğimiz İkinci Dünya Savaşı sonrası süreçtir. NATO, Soğuk Savaş döneminden gelen tehditleri değerlendirmek istedi ve bu dönem boyunca güçlerini artırarak, kapasitesini geliştirerek güvenliği sağladı ve yükünü bu şekilde paylaştı. İttifakın esas hedefleri askeri kapasitesini artırmak ve bu dönem içerisinde kolektif savunmayı sağlamaktı. Ancak küresel sistemde Soğuk Savaş sonrası yaşanan değişimlerin ardından çoğu ittifak üyesi hem stoklarını azalttı hem de kapasitelerini düşürerek bütçelerini kıstı. Bu dönemde NATO 2.0 dediğimiz süreçte kriz yönetimi ve terörizmle mücadele ön plana çıktı. 2014’ten itibaren savaş NATO’nun sınırlarına kadar geldi. Yeni güç çatışmaları ve eş zamanlı bölgesel krizler bizi yeni bir aşamaya taşıdı ve biz buna NATO 3.0 diyoruz. Bu dönemin en büyük zorluğu kolektif savunmayı yeniden oluşturmak ve aynı zamanda NATO’nun kriz yönetimi kapasitesini, dört bir yandan gelebilecek tehditleri ortadan kaldırabilecek şekilde güçlendirmektir. Burada daha gerçekçi ve daha dengeli bir şekilde müttefikleri bir araya getiriyoruz.

Transatlantik bağımızı güçlendirip ABD ile olan ilişkimizi korurken aynı zamanda kapasitemizi de artırıyoruz. Dünya artık çok daha karmaşık bir şekilde ilerliyor. Ukrayna savaşı Euro-Atlantik güvenliğini yeniden şekillendiriyor. İsrail ve ABD ile ilgili gelişmeler de bölgesel krizlerin nasıl küresel sonuçlar doğurabildiğini bize gösterdi. Aynı zamanda dolaşımsal sıkıntıların tedarik zincirleri üzerinde ne kadar büyük etkiler yaratabildiğini gösterdi. Bu da tehditlerin ne kadar büyük olduğunu ortaya koydu.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

“AVRUPALI MÜTTEFİKLER DAHA FAZLA SORUMLULUK ALMALI”

NATO’nun 360 derecelik bakış açısını koruması gerek. Avrupa ve Atlantik bölgesine yönelik kapsamlı bakış açımızı sürdürmemiz lazım. Bu kadar kritik bir zamanda Avrupalı müttefikler daha fazla sorumluluk almalı. Ancak bu yalnızca bütçeyi artırmakla olmaz. Bütçe artışlarının yanında eğitimli personel, mühimmat, doğru lojistik, güçlü komuta zincirleri ve yükün adil şekilde paylaşılması da büyük önem taşıyor. Operasyonel riskler, coğrafi konum, hazırlık seviyesi, görevlere katkı, endüstriyel kapasite ve krizlere yanıt verebilme kabiliyeti de belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Avrupa ile Amerika’nın Avrupa’ya olan katkısı zaman içinde müttefikler arasında yeniden bir şekillendirme gerektirdi.

“TÜRKİYE’NİN NATO 3.0’DAKİ YERİ ÇOK NET”

Türkiye’nin buradaki önemi de büyük. Çünkü Avrupa’nın çoğu ülkesi Soğuk Savaş sonrasında silahlı kuvvetlerini küçültürken Türkiye bu yolu izlemedi. Türkiye’nin çok büyük, profesyonel ve aktif bir silahlı kuvveti var. Aynı zamanda savunma sanayisi de giderek büyüyor. Bu kadar yüksek güvenlik ihtiyacının bulunduğu bir bölgede Türkiye büyümesini sürdürüyor. Türkiye’nin bu çabaları bugün stratejik bir faydaya ve önemli bir avantaja dönüşmüş durumda. Ülkeler personel sayılarını yeniden artırmaya ve stoklarını büyütmeye çalışırken Türkiye hem kurumsal yapısı hem de operasyonel bilgisi sayesinde çok hızlı şekilde destek sağlayabiliyor. Türkiye’nin NATO 3.0’daki yeri çok net. Konuşlandırılabilir güçleri, deneyimli komutanları ve oturmuş eğitim kültürüyle birlikte köklü bir ordu yapısına sahip. Bu da Türkiye’nin hazırlık açıklarını kapatmasına ve krizlere çok hızlı şekilde tepki verebilmesine imkan sağlıyor.

“TÜRKİYE, NATO’NUN EN BÜYÜK İKİNCİ ORDUSUNA SAHİP”

Kıymetli ziyaretçiler Türkiye, NATO’ya 1952 yılında katıldığından bu yana hiçbir zaman sıradan bir ülke olmadı. Coğrafi konumu nedeniyle her zaman riskleri değerlendirmek, sorumluluk almak ve her krizde sahada bulunmak zorundaydı. Gerektiğinde caydırıcı olmak da Türkiye’nin üstlendiği görevlerden biri oldu. Türkiye, NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip. Yüksek eğitim standartları, operasyon deneyimi ve yüksek kapasitesiyle son derece güçlü bir askeri yapıya sahip bulunuyor. Gücümüzü artıran çok sayıda unsur var. Krizleri çok etkili bir şekilde yönetebiliyoruz ve bunu çok geniş bir coğrafyada gerçekleştirebiliyoruz. Kosova’dan Akdeniz’e, Baltık Denizi’nden Karadeniz’e kadar Türkiye NATO’nun görevlerine, operasyonlarına ve eğitim faaliyetlerine aktif olarak katılıyor. Aynı zamanda hava savunması, deniz savunması ve eğitim faaliyetlerinde de etkin rol üstleniyoruz.

Son gerçekleştirdiğimiz tatbikat da Türkiye’nin Avrupa ve Atlantik bölgesinde NATO için ne kadar önemli bir güvenlik ve savunma sağlayıcısı olduğunu gösterdi. Türkiye’nin Afrika’da, Orta Doğu’da ve Asya’da deneyimleri var. Bunlar aynı zamanda stratejik varlıklar sağlıyor ve güç açıklarını kapatmaya katkıda bulunuyor.

“NATO’NUN GELECEĞİ YALNIZCA BÜTÇEYLE BELİRLENEMEZ”

Hanımefendiler, beyefendiler. Bugün önümüzdeki temel soru şu. NATO ne kadar hızlı dönüşebilecek. Politik yapısını nasıl değiştirecek. Bu politik dönüşümü somut askeri güce ne zaman çevirecek. Bunların hepsi çok önemli. Ancak yalnızca para harcamak caydırıcılık sağlamaz. Caydırıcılık eğitimli personel gerektirir. Hazır kuvvetler gerektirir. Mühimmat gerektirir. Güçlü lojistik gerektirir. Verimli komuta yapısı gerektirir. Dirayetli bir ordu gerektirir. Endüstriyel kapasite ve politik kararlılık gerektirir. Bu yüzden Ankara Zirvesi’nin en önemli mesajlarından biri şu olmalı. Buradaki dönüşüm hedeflerimizin gerçekleşmesi gerek. NATO’nun geleceği yalnızca bütçeyle belirlenemez. Aynı zamanda hangi kapasiteleri geliştirebileceğimiz ve bunları ne kadar hızlı geliştirebileceğimiz üzerine de konuşmamız gerek.

“AVRUPA SÜTUNUNUN GÜÇLENMESİ TRANSATLANTİK BAĞI DA GÜÇLENDİRECEKTİR”

Türkiye’nin bu alanda da çok büyük kapasiteleri var. NATO’nun kapasite hedefleri ve gereksinimleri doğrultusunda Türkiye’nin hava araçları, balistik füzeler ve insansız hava araçları alanında önümüzdeki üç yılda da büyümeye devam edeceğini düşünüyoruz. İnsansız sistemler, hava savunma sistemleri, elektronik harp teknolojileri, mühimmat, deniz platformları, havacılık ve komuta teknolojileri alanlarında ilerliyoruz. Tabii ki burada ithalat projelerimiz de var. İhracat projelerimiz de var. Türkiye’de üretim yapan birçok şirketimiz bulunuyor. İHA platformlarımız modern savaşa çok büyük katkı sağlayabilecek teknolojiler sunuyor. Bunlar yalnızca ulusal teknolojiler değil. Aynı zamanda NATO sistemlerine entegre edildikleri takdirde ittifakın toplam kapasitesini önemli ölçüde artıracak teknolojiler. Türkiye savunma sektöründe her zaman rekabetten ziyade birbirini tamamlayan ülkeler ve teknolojiler anlayışını benimsedi. Müttefiklik ruhu birbirine karşı rekabet ederek ya da birbirini taklit ederek güçlenmez. Birbirimizle işbirliği yaparak güçleniriz. Burada Avrupa güvenliğini nasıl güçlendireceğimizi ve nasıl şekillendireceğimizi konuşacağız. Avrupa’nın daha büyük katkı sağlaması gerektiğini söylüyoruz. Ancak bu katkı NATO’nun kendi içinde rekabete dönüşmemeli. Avrupa sütununun daha da güçlenmesi transatlantik bağı da güçlendirecektir. Aynı zamanda Avrupa’nın kolektif savunma ihtiyaçlarında Türkiye’nin sağlayıcı rolünü de güçlendirecektir.

“ANKARA’NIN MESAJI ÇOK AÇIK: 5. MADDEYE KESİN VE KARARLI BİR ŞEKİLDE BAĞLIYIZ”

Avrupa dışındaki bütün NATO üyelerinin de bu desteği vermesi gerekiyor. Güçlü savunma sanayimiz, ileri endüstriyel kapasitemiz, bilgi birikimimiz ve deneyimimizle Avrupa’yı daha güvenli bir yer haline getiriyoruz. Bizim beklentimiz çok açık. NATO ile Avrupa arasındaki işbirliği çok kapsamlı olmalı ve bütün alanları güçlendirmeli. Daha gerçekçi, daha güçlü ve daha dengeli bir NATO için herkesin katkısı önemli. Bütün müttefiklerin kapasitelerinin en üst seviyeye çıkarılması gerekiyor. Kıymetli ziyaretçiler. Ankara Zirvesi yalnızca diplomatik bir ziyaret ya da diplomatik bir görüşme değildir. Bu zirve NATO’nun dayanışmasını artırmak, işbirliğini güçlendirmek, savunma hedeflerini belirlemek, savunma üretimini artırmak ve Ukrayna’yı desteklemek açısından kritik bir eşiktir. Ankara’nın mesajı çok açık. Beşinci maddeye (kolektif savunma maddesi) kesin ve kararlı bir şekilde bağlıyız. Çok güçlü bir askeri kapasiteye sahip olmamız gerekiyor. Savunma yatırımlarının sürdürülebilir mühimmat stokları oluşturmaya ve askeri gücü artırmaya yönelik olması gerekiyor. Üretimin artırılması aynı zamanda işbirliğini de güçlendiriyor. Daha kapsamlı ve daha kapsayıcı bir savunma altyapısı oluşturuyor. Bugün ele alacağımız konular arasında yazılımla belirlenen kabiliyetler, yapay zeka, bilişsel savaş, deniz güvenliği, güney cephesi, Kafkaslar, Körfez ve Hint-Pasifik bulunuyor. Bunların tamamı aynı stratejik gerçekliğin bir parçasıdır. Günümüzde savunma yalnızca tanklarla, hava araçlarıyla ve gemilerle sağlanamaz. Aynı zamanda etkili stratejiler, güçlü iletişim, güvenilir tedarik zincirleri, dirençli toplumlar ve rakiplerimizden daha hızlı hareket edebilme kapasitesiyle sağlanır. Bu bağlamda NATO’nun güvenliği yalnızca silahlı kuvvetlerimizin gücüne dayanmıyor. Aynı zamanda toplumlarımızın, sanayimizin, teknolojilerimizin ve politik birliğimizin gücüne dayanıyor.

Kıymetli ziyaretçiler Türkiye ittifakın yükünü paylaşan bir müttefik olarak savunma yatırımlarını büyük bir ciddiyetle sürdürüyor ve geleceğe odaklanmaya devam ediyor. NATO’nun caydırıcılık ve savunma kapasitesini güçlendirmek için çalışmayı sürdüreceğiz. NATO’nun dönüşümünü desteklemeye de kararlılıkla devam edeceğiz.

The post Bakan Güler’den NATO Zirvesi açıklaması: Türkiye’nin ittifaktaki önemi büyük first appeared on Kilis Egitim.

Author: Zeynep Şahin